Ana Sayfa Önsöz  Safsata ve Türleri Safsata Türleri ve Güncel Örnekler-1

Safsata Türleri ve Güncel Örnekler-2

Safsata Türleri ve Güncel Örnekler-3 Alternatif Önsöz Hazırlık Yazışmaları

GİRİŞ

Kendi düşüncelerimizi  geçerli olarak ifade etmemizi,  başkalarının düşüncelerini ise  doğru anlamamamızı  sağlayan, akıl yürütme, muhakeme, düşünme, ispat ve çıkarım yapma metoduna mantık diyoruz.   Mantık hataları ya da bir diğer deyişle hatalı çıkarımlar sonucu ortaya çıkan  boş, temelsiz, asılsız  ahkâma ise safsata.   Safsatalar, insanlar arası iletişimin önündeki   en önemli engelleri teşkil ediyorlar.

Düşünürken ya da konuşurken, acele karar vermek, önyargılı davranmak, söyleyeceklerimizi yeterince tartmadan söylemek, çok genel ifadeler kullanmak, yeterince bilgi sahibi olmadığımız  konularda başkalarına ahkâm kesmek, ünlü kişilerin sözlerini kendi iddialarımızın doğruluğunu kanıtlamak  amacıyla kullanmak, fikrimizi kabul ettirmek için karşımızdakini aşağılamak, baskı altına almak, statümüzü veya  popülaritemizi ileri sürmek, bir başkasının fikrini layıkıyla anlamadan savunmaya geçmek veya saldırmak... Bu davranışlarımız,  tartışmalarımızı  yetersiz, tutarsız sonuçlara yani safsatalara götürür ve iletişim ortamını çekilmez hale getirir.  

BAZI TEMEL KAVRAMLAR

MANTIK  NEDİR?

Meraklısına: (İngizce; logic),

                       [Latince;logic],

                       {Osmanlıca; mizan-ül akl}

Günlük hayatta çok sayıda iddia veya  ahkâm (hükümün çoğulu) duyar veya  okuruz. Ancak bunların çoğu mantık örgüsünden yoksun olduğu için hem iddia  sahiplerinin  meramını anlatmaktan uzaktırlar, hem de muhataplarını  yok yere  yanlış anlamalara, hatta  öfkeye sürüklerler.   Zaman zaman  kavgalara neden oldukları bile  olur.  Bir insanın, günlük hayatında başkalarıyla iletişimi sırasında okuduklarından ya da dinlediklerinden doğru sonuçlar çıkarmak için, mantık bilimi uzmanı olması gerekmez elbette; ama geçerli bir argüman oluşturmak, meramını daha anlaşılır kılmak için az da olsa  mantık bilgisi  şarttır.   Hemen belirtelim ki,  hatalı çıkarsama her zaman bilgisizlik ya da dikkatsizlik sonucu da oluşmaz.  İnsanlar, karşılarındakileri yanıltmak için konuşmalarında veya yazılarında bilerek isteyerek  hatalı çıkarsama  yapabilirler.. Meramlarını net olarak anlatmaktan kaçındıkları zamanlarda da  hatalı çıkarımlara başvurabilirler.   Böyle durumlarda, doğru ve geçerli akıl yürütme kurallarının tümü olarak adlandırılan  mantık,  yazılı veya sözlü ifadeleri  doğru değerlendirmemizi,  nutuklar, söylemler, metinler hakkında doğru yargılara varmamızı   sağlar.  

Akıl yürütme, muhakeme, düşünme, ispat ve çıkarım yapma bilimidir, mantık.  

  Bir argümanın geçerli olup olmadığını saptayabilmek için bazı kavramların bilinmesi gerekmektedir,  aşağıda bunları  sıralıyoruz.

Önerme

Meraklısına:  (İng.; proposition),

                        [Lat.; propsito] ,

                        {Osm.; kaziye}

Türkçe’nin söz dizimine uygun olarak ifade edilen hüküm cümlelerine,  önerme adı verilir.  Önerme, bir  saptamanın,  bir verinin, bir  yargının  ya da inancın  Türk dilinin kurallarına uygun olarak ifadesidir.   Aşağıdaki cümlelerden ilki doğru önermeye, ikincisi ise yanlış önermeye örnek olarak verilmiştir:

             Ankara, Türkiye’nin başkentidir.

             Alev Alatlı’nın son kitabı olan “Schrödinger’in Kedisi” kedilerin davranışlarından yola çıkan  bir romandır.

 Bir cümleyi oluşturan kelimelerin sadece yerleri değiştirilerek elde edilen yeni bir cümle, aynı anlamı veriyorsa, farklı bir önerme olarak kabul edilemez. Aşağıdaki iki cümle, aynı önermenin iki farklı şekilde ifadesidir

             Burada, ikiden büyük çift sayılar bulunmaktadır.

             İkiden büyük çift sayılar, burada bulunmaktadır

 Argüman

Meraklısına :  (İng.; argument),

                        [Lat.; argumentum],

 Bir iddiayı, bir tezi, bir görüşü desteklemek, doğrulamak veya güçlendirmek amacıyla, bir  ya da daha fazla sayıda öncül ya da kabulden belli bir sonucun çıkarsandığı kanıtlama tarzı ya da formuna argüman denir.

Bir argüman geçerli ya da geçersiz olabilir, güçlü ya da zayıf olabilir ama bir argümanın  kesin olarak doğru ya da yanlış olduğu söylenemez. Argümanların,  ancak bileşenlerinin yani   öncüllerinin, çıkarımının  ya da sonucunun ayrı ayrı doğru veya yanlış olduğundan bahsedilebilir.   Çünkü;   argüman,  “bir önerme  veya bir görüş ileri sürmek için oluşturulan  birbirine bağlı bir dizi  ifade” olarak  tanımlanmaktadır.

Aşağıda bir argüman örneği verilmiştir

Evrenin bir başlangıcı vardır. (öncül)

Her başlangıç bir olaydır. (öncül)

Her olayın bir sebebi vardır.(öncül)

Evrenin başlangıcı bir olaydır.(çıkarım)

Evrenin oluşumunun bir sebebi vardır.(sonuç)

Bir argümanın üç bileşeni olur:  Öncülleri (premises), çıkarımı (deduction) ve sonucu (conclusion).   Şimdi  bu  bileşenleri  gözden geçirelim. 

 Öncül

Meraklısına: (İng.; Premise),

                   { Osmn.;  mebde’den  (temel, esas) mukaddem}

Akıl yürütmeyi belli bir sonuca ulaştırmada  temel alınan  veya bir çıkarım için esas alınan önermeye öncül  adı verilir.   Bir argümanın sonuca varabilmek için, genellikle birden çok öncüle gereksinimi olur.  Bu önermelerin, argümanın sonucuna mantık kurallarına uygun olarak varılmasını sağlayacak açıklıkta olması  istenir çünkü, öncülleri ifade etmedeki başarısızlık, argümanın kuşku ile karşılanmasına neden olur ve kabul edilmesini güçleştirir.  Öte yandan, bir argümanda öncül görevi gören bir önerme, bir başka argümanda sonuç yerine geçebilir. 

 Çıkarım

Meraklısına:   (İng.; Deduction)

          Doğru olduğu kabul edilen öncüllerden  elde edilen sonuçtur.  Bir veya daha çok ifade, hüküm yada önermeden başka bir ifade hüküm ya da önermenin çıkarsanması işlemine çıkarım denir.  Çıkarım tek bir öncülle olabileceği gibi birden fazla öncülle de olabilir.  

Aşağıdaki örnekte olduğu gibi,  tek bir öncülden sonuca gidilen yani bir öncül ve bir sonuç önermesinden oluşan doğrudan çıkarım  denir.

              Su kaynadığında sıcaklığı 100 dereceyi bulur.

             Kaynayan suya giren el yanar.

En az iki öncül ve bir sonuç önermesinden kurulan yani en az üç önermeden oluşana  ise,   dolaylı çıkarım.

              Su kaynadığında sıcaklığı 100 dereceyi bulur.

             Tenceredeki su kaynamıştır.

             Tenceredeki suya  elini sokarsan yanarsın.

 Çıkarımda bulunmak için kabul edilmiş bir veya daha fazla öncül gerekir.  Yukarda belirttiğimiz gibi  bir çıkarım  yeni bir önerme oluşturmakta kullanılabilir. Argüman ilerledikçe çıkarım için gerekli ifade sayısı artar.

 

Su kaynadığında sıcaklığı 100 dereceyi bulur.

Tenceredeki su kaynamıştır.

 Elini sokarsan yanarsın.

 Kaynayan suya elini sokmamalısın.

 Vb.vb.

 Vb.vb. Argüman  daha  da  uzayabilir. 

Sonuç

Meraklısına;  (İng.; conclusion) ,

                      {Osm.;  matlup}

 Sonuç,  bir argümanı oluşturan  öncüllerden doğru bir akıl yürütme ile çıkarsanan vargıdır.    Vargı,  bir argümanın son önermesidir,  genel olarak  “o halde”, “öyleyse”, “sonuç olarak”, “bundan dolayı” , “bu nedenle” gibi bağlaçlarla başlar.  Bir argümandaki son çıkarım olarak,  ispatlamaya çalışılan iddiayı içerir.  Yukarıdaki kaynar su argümanında görüldüğü  gibi,  bir argümandaki sonuç  (kaynayan suya sokulan elin yanacağı  iddiası)  başka bir  argümanda  (kaynayan suya elin sokulmaması gerektiği  iddiası)  öncül olabilir. 

  Çıkarsama 

  Meraklısına:  (İng., inference), 

                         [Lat.,  illatio],

                         {Osm.;  istintaç}

 Bir düşünceden diğer bir düşünceye geçiş.  Düşüncede bir inançtan ya da önermeden  diğer bir  inanç ya da önermeye  geçmek. Çıkarsama, tümdengelimsel ve tümevarımsal  olmak üzere ikiye ayrılır.  Tek tek olgulardan genel bir sonuca gitme veya gözlemlenen , araştırılan olaylar arasında kurallar yada sistem bulmaya çalışan akıl yürütmeye tümevarımsal  çıkarsama denir.  Genel hallerden elde edilmiş kural ve sonuçları özel hallere yada örneklere uygulamak şeklinde oluşan akıl yürütme türüne  ise tümdengelimsel çıkarsama

 Geçerlilik & Geçersizlik

Meraklısına:  ( İng.; validity, invalidity),

                      { Osm.; mer’iyet, malûliyet] 

Bir argümanda  öncül ya da öncüller  sonucu kaçınılmaz  kılıyorsa, o argümanın  geçerli olduğu söylenir.  Geçerlilik  çıkarımda öncülleri doğru kılan sebeplerin sonucu da doğru kılması halidir.    

İskambil bir deste kağıt ile oynanır.

Bir deste kağıdımız yok.

O halde iskambil oynayamayız.

Ancak, mantıkta geçerlilik ile doğruluk birbirinden farklı şeylerdir. Doğruluk  önermelerin içeriğiyle ilgilidir  (iskambilin bir deste kâğıt ile oynanıp oynanmaması),  geçerlilik  ise  akıl  yürütmenin mantık kurallarına uygun olup olmadığına (kağıdımız yoksa iskambil oynayamayız).   

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi,  sonucun öncüllerden çıkarıldığı bir argüman,  geçerli olarak nitelenirken, sonucu öncüllerden zorunlu olarak çıkarılmayan, öncülleri sonucu desteklemeyen   veya doğrulamayan çıkarım  ya da argüman geçersiz olarak nitelenir.  Örnekte  görüldüğü gibi öncüller  teker teker doğru, ama çıkarım geçersiz olduğu için argüman da  geçersiz olabilir.  

İskambil bir deste kağıt ile oynanır.

    Annem kuaförden henüz dönmedi.

    O halde iskambil oynayamayız.           

Bir de güncel örnek verelim.

                   “Yeni dünya anlayışı, yeni değerleri yakalama çabası diplomasideki bütün bu anlamsız kuralları kaldırıp bir tarafa fırlattı.

             Bugün dünyanın en güçlü liderleri uluslararası bir sorunu çözmek amacıyla gerektiğinde binlerce kilometre uçuyorlar, küçücük bir ülkenin liderinin ayağına gidip dil döküyorlar.

             Hiçbiri “Böyle bir davranış bizi küçültür” diye düşünmüyor.

             Ama biz işin özünü bir yana bıraktık, sorunu “Sezer Ecevit’i aramalı, hayır Ecevit Sezer’i aramalı” inatlaşmasına indirgedik.

                   (Tufan Türenç, 14.8.2000, Hürriyet) 

                    Yazarın birinci öncülü  “Genelleştirme” içerdiğinden,  doğruluğu tartışmalıdır.   İkinci öncülündeki  “küçük ülke”  tanımı,  ülkeden beklenenlerin de “küçücük” olması anlamına gelmez.  Ecevit ve Sezer, aynı ülkenin insanlarıdır.  Türkiye’nin özelindeki bu tartışmanın  “inatlaşma dolayısıyla çözülmediği” hatalı bir çıkarsamadır.                   

Yargı

Meraklısına:  (İng.;  judgement),

                       {Osm.;  hüküm}

Bir cümlenin  ya da önermenin doğruluk veya yanlışlığını belirleme işlemine yargı diyoruz.  Yargı,  aklımızın  belirli bir içeriği herhangi bir konuda tasdik ya da inkar etme işlemidir.  

Akıl Yürütme

Meraklısına :  (İng.; reasoning),

                        {Osm.;  muhakeme}

Düşünceleri bilinçli, tutarlı olarak ve belli bir amaçla bir araya getirme işlemi. Öncül olarak alınan önermelerden mantıksal çıkarım kurallarına uygun olarak sonuç çıkarma işlemi. Zihnin, hazır ya da verilen bazı bilgi ya da önermelerden yola çıkarak, verilmeyen başka bir şeyi sonuç olarak çıkartması. 

Tümdengelimsel  Argümanlar  &  Tümevarımsal  Argümanlar 

        Çıkarsamanın tümdengelimsel ve tümevarımsal  olmak üzere ikiye ayrıldığını görmüştük.  Aynı ayırım argümanlar için de söz  konusudur.   Tümdengelimli (deductive)  argümanlarda  genel öncüllerden özele doğru gidilerek  kesin bir sonuca varmak hedeflenir.   Sonucun doğru olması için  öncüllerin doğru olması gerekir.  Ancak,   bir  tümdengelimli  argümanın geçerli ya da geçersiz olması öncüllerinin doğru ya da yanlış  olmalarından daha farklı  bir  durumdur.  

Öncülleri  yanlış olan bir  tümdengelimsel  argüman,   sonuca  çıkarsama  kurallarına  uygun  olarak  varmışsa,  geçerli sayılır.   

Yanlış ve Geçerliler,  Doğru ve Geçerlilere  karşı 

            Yanlış ve Geçerli  tümdengelimsel  argümanı tanımak için  aşağıda verdiğimiz   şu  örneğe bakalım:  

Yanlış ve Geçerli

Bütün insanlar yeşildir. (öncül)

Sokrat bir insandır. (öncül)

Sokrat yeşildir. (sonuç)           

Birinci öncül istisnasız herkesin yanlış  olduğunu bildiği bir öncüldür.  Buna rağmen argüman geçerli, yani o öncül bağlamında mantıksız değildir.  Ancak,  tümdengelimsel  argümanlarda kullanılan öncüllerin doğru ya da yanlış oldukları her zaman bu kadar  açık  değildir.   Günlük hayatta çoğu zaman doğruluğunu bilmediğimiz, emin olmadığımız, ya da düpedüz yalan olan pek çok öncülden yola çıkan tümdengelimsel argümanlar sırf  çıkarsama kurallarına uygun oldukları için mantıklı görünebilirler.      Kendi e-grubumuzda karşılaştığımız Yanlış ve Geçerli bir örneğe yer verelim: 

             TPAO kayıtlarına göre bir  milyon dolarlık  christmas tree  alınmış.

              Christmas tree  bir noel süsüdür.

             TPAO  ülkenin parasını korkunç  bir şekilde savurmaktadır.  (veya)

               TPAO  birilerini zengin etmektedir. 

Tümdengelimli argümanlarda sonuca öncüllerden yola çıkarak varıldığına göre,   buradaki mesele geçersizlik  değildir.   Mesele,  ikinci öncülün  doğru olmamasından kaynaklanmaktadır.  “Christmas tree” petrolcülükte sondaj aletinin ucuna takılan parçanın adıdır.  Bunun böyle olduğunu bilmiyorsanız, geçerli olduğu kadar yanlış olan bu argümandan etkilenmeniz kaçınılmazdır. 

Geçerli olduğu kadar da doğru bir tümdengelimsel argüman örneği aşağıdaki gibidir. 

Doğru ve Geçerli

Bütün insanlar ölümlüdür. (öncül)

Sokrat bir insandır. (öncül)

Sokrat ölümlüdür. (sonuç)

 

 Laf Ola Beri Gele

Sonuca öncüllerden yola çıkarak varılamayan, sonucunun öncülleriyle  bağlantısı olmayan  tümdengelimsel argümanları, geçersizdirler.  Geçersiz tümdengelim argümanları  lâf ola beri gele dediğimiz türden iddialardandır.  Mantıkta  Biçimsel Safsata olarak sınıflandırılırlar. 

Bütün köpekler memelidir.

Hiçbir kedi köpek değildir.

O halde hiç bir kedi memeli değildir.

 

Yonca’nın parası varsa, o otomobili alır.

Yonca  o otomobili almadı.

O halde Yonca’nın parası yok.

 Öte yandan,  Tümevarımsal  Argümanlar gözlem ve deneylere dayanır.  Gözlem ve deneysel  verilerden yola çıkılarak genel bir sonuca varılmaya çalışılır.  Ancak, sonuç Tümdengelim Argümanlarında olduğu gibi kesin değildir, çünkü ihtimaliyete/olasılığa  dayanmaktadır.  Öncüllerin doğru oldukları kabul edilirse, sonucun da doğru olduğu varsayılır.     

Ne zaman kızıl bir gün batımı görsem, ertesi gün hava güzel olur.(öncül)

Bugün kızıl bir gün batımı var(öncül)

O halde yarın hava çok güzel olacaktır.(sonuç)

 

Türkiye’deki köpeklerin çoğu sokak köpeğidir. (öncül)

Çomar Türkiye’deki bir köpektir.(öncül)

O halde Çomar bir sokak köpeğidir.(sonuç)

 

Bir de güncel örnek:

                    ... Burada da, Amerika'da da... Şimdi çıkıp da Katmandu edebiyatı yapmalarına biz ağzımızla gülmeyiz. Hele günümüzde buna hiç gerek yok, çünkü gençlik artık bol ve kolay uyuşturucu da bulabiliyor, şehirli ve paralı kesimi tavşanlar gibi hababam da çiftleşebiliyor... Yani bir nevi küçük Amerika olduk bile... Haa, sanayi toplumunun getirdiği özel sorunlardan bunalmak istiyorsanız, önce o sanayiyi kurun da sıkıntısını ondan sonra yaşarsınız!
(Engin Ardıç 11-10-2000 Star )

             Amerika’da gençlik kolay ve bol uyuşturucu bulabilir.(öncül)

             Amerika’da gençlik tavşanlar gibi hababam çiftleşebilir.(öncül)

             Türkiye’de de şehirli ve paralı kesim tavşanlar gibi hababam    çiftleşebiliyor...(öncül)

             Türkiye’de de“...gençlik artık bol ve kolay uyuşturucu da bulabiliyor,(öncül)

             SONUÇ:  Yani bir nevi küçük Amerika olduk bile.

Şehirli ve paralı gençlik “Türkiye” yi temsil etmeyeceğinden yapılan çıkarım geçersizdir.  

Tümevarım Argümanlarında  istatiki  verilerin doğruluğu  önem kazanır.   Doğru verilerden yanlış sonuç çıkarma bir hatadır ve “İstatistiksel Hatalar”  başlığıyla  Serbest Safsatalar  altında   incelenecektir.  

 Argümanları Tanıma   

Argümanlar her zaman yukarıdaki sırayı izlemezler.  Bazen önce sonuç verilir,  sonra  ispatlanmaya çalışılır.  Bazı argümanlarda sonuç ve öncülleri birbirinden ayırmak zordur.  Bazen de   ifadeler argümana benzer, fakat değildir.  Örneğin,

 

Eğer İncil doğru ise, İsa ya mecnun, ya da Tanrının oğlu olmalıdır.

 

Bu bir argüman değil bir şart cümlesidir.  Bu ifadede sonucu destekleyecek bir öncül mevcut değildir.  Ya da,  

Tanrı seni yarattı; o nedenle Tanrıya karşı görevlerini yapmalısın. 

Buradaki “Tanrıya karşı görevlerini yapmalısın” ifadesi de bir şart cümlesidir.  Şart cümleleri   önerme  olarak  kabul edilmezler.    

Arabam çalışmadı; çünkü motorunda bir problem var. 

Bu da  bir argüman değil bir açıklamadır. Burada arabanın niçin çalışmadığı izah edilmektedir.   Bu ifade geçerli bir argümana şöyle dönüştürülebilir: 

Arabamın motorunda bir sorun var: çünkü çalışmadı.